TATLI, REÇEL, KOMPOSTO ve HOŞAFLAR
Yazan : AYDIN YILMAZ
Tatlının geleneklerimizde özel bir yeri olduğu gibi Türk Mutfağı'nda da önemli bir yeri vardır. Türk Mutfağı'nda tatlısız sofra, tuzsuz yemek gibidir. Türkler " Tatlı yiyip tatlı konuşalım " derler. Tatlı, yemeğin tamamlayıcısıdır. Yemekten sonra verilen tatlı, en son mönü sunuşudur. Ama tatlı, her zaman y emeğin sonunda yenmez. Örneğin, Ramazan ayında oruç açmak için sunulan iftariyeliklerde bal, reçel, kaymak gibi tatlı yiyecekler de yer almaktadır.
Bir
rivayete göre tatlının ortaya çıkışı Nuh Peygamber'in karaya çıkışıyla
başlamıştır. Denilir ki; Nuh Peygamber karaya çıktığı zaman kalan
erzakların yedi çeşidini karıştırmış ve tatlımsı bir yemek meydana getirip
halkına dağıtmış. O gün Muharrem ayının 10. günü imiş. O günden sonra
Muharrem ayında aşure yapılıp dağıtılır olmuş. Ve bu olay, insanoğlunun
tatlı yemeye başlamasının başlangıcı olarak kabul edilmiş.
İslâm dininde, bayramlarda gelen misafirlere tatlı ikram edilir;
Ziyaretlerde tatlı götürülür. Sunulan tatlı çeşidi, yöreden yöreye
değişmekle birlikte gelenek aynıdır. Kimi yörelerde nişasta helvası, kimi
yörelerde irmik helvası, sarı burma, baklava ya da pekmezli un helvası...
Hiç unutmam, rahmetli annem her bayramda, arife akşamı helva yapar ya da
yaptırırsı. "Atalarımızın burnuna helva kokusu gitsin" derdi. Bu geleneği
şimdi eşim de devam ettiriyor. Bunun gibi tadının nişanlarda, düğünlerde,
ölümlerde, mevlitlerde, hatta kız, istemeye gidilirken sunulması artık
gelenekselleşmiştir. Anadolu'da yine törelerimiz gereği gerdeğe giren
gençlere "tatlı yesinler, daima tatlı olsunlar" diye helva, baklava gibi,
yöreden yöreye değişen tatlılar gönderilir.
Araplar mutlu oldukları zaman "helva" derler. Buradan da tatlının ne kadar
değerli olduğunu anlayabiliriz. Bir dönem "helva" Türk Mutfağı'nda da
tatlı anlamında kullanılmıştır. Topkapı Sarayı'nda bir dönem tüm tatlılar
"helva" diye isimlendirilmiş, saraya baklavacılarının girmesiyle diğer
tatlı isimleri de kimlik kazanmaya başlamıştır.
Türk Mutfağı'nda Tatlı Türleri
• Yağlı hamurdan yapılan tatlılar: Samsa, bülbül yuvası vb.
• Yufkadan yapılan tatlılar: Baklavalar gibi.
• Haşlama hamurdan yapılan tatlılar: Tulumba tatlısı, lokma vb.
• Kavurarak yapılan tatlılar: İrmik ve un helvası gibi.
• Sütle yapılan tatlılar: Muhallebi, sütlaç vb.
• Mevyeden yapılan tatlılar: Ayva, elma, kayısı, erik tatlısı vb.
• Yumurtadan yapılan tatlılar: Revani, yoğurt tatlısı vb.
• Hazır, kuru tatlı ve kadayıflar: Tel, ekmek ve yassı kadayıf vb.
YAĞLI HAMURDAN YAPILAN TATLILAR
• Samsa
tatlısı • Bülbül yuvası • Midye tatlısı • Nemse tatlısı • Bağdat tatlısı •
Elma tatlısı (yeşil fıstıklı, cevizli, kaymaklı, bademli)
YUFKADAN YAPILAN TATLILAR
BAKLAVA
Doğu Anadolu yöresinde doğan, ancak günümüzde ünü tüm Türkiye'ye yayılmış
olan bir tatlıdır. Özellikle bu yörenin sert buğdayı ve Urfa yöresinin
lezzetli tereyağı ile yapılan bir tatlı çeşididir. En önemli özelliği,
Antep' in yeşil fıstığı ile ayrı bir tat kazanmasıdır. Bu malzemelerle (Antep'
in sert unu ve yeşil fıstığı, Urfa yöresinin tereyağı) yapılan baklava,
ağızda eriyen, boğazı yakmayan, lezzeti ile Türkiye'nin her yöresinde, her
zaman popüler bir tadıdır. Ülkemizi ziyaret eden yabancı konuklarımız,
ülkelerinde Türk yemekleri denince akıllarına ilk gelenlerden birinin
baklava olduğunu belirtiyorlar.
Baklava Adı Nereden Geliyor?
15. yy' da halk kendi arasında yemek davetleri verirdi. Bu davetlerde
tatlı olarak bugün baklava olarak bilinen, ancak o devirde henüz
isimlendirilmemiş olan bu tatlı ikram edilirdi.
Zamanın padişahı, halka verdiği bir davette bu tatlıya bir isim
bulunmasını ister, bir köşeye çekilerek misafirlerini izler. Konuklar ağaç
kaşıklarla yemeye başlarlar. Konuşmalarında sık sık "Bak, baksana, ne tadı
bak, nasıl tatlı" kelimeleri geçer. Padişah bu konuşmaları duyunca
yerinden kalkar ve "Ben bu tatlının ismini buldum; baklava" der ve bu
şekilde günümüze kadar gelir.
Baklava Hamurundan Üretilenler:
• Yeşil fıstıklı baklava • Cevizli baklava • Muska baklava • Şöbiyet
baklava • Sarma baklava • Yalancı baklava • Bülbül yuvası • Sarıburma •
Sütlü Nuriye • Kuru baklava • Kıymalı baklava • Çubuk baklava • Nemse
baklava • Çikolatalı baklava • Beyaz baklava • Elmalı baklava • Kabaklı
baklava • Portakallı baklava • Ananaslı baklava • Hindistan cevizli
baklava
Yöresel Baklava Çeşitleri
• Kuru baklava - Gaziantep • Kaymaklı baklava - Afyon • Muhallebili
baklava - Karadeniz • Laz baklavası - Trabzon
Püf Noktalar
• Daha önceden yoğrulmuş hamur ve elde edilen pazılar daima nemli bez
altında muhafaza edilir.
• Yufka açarken kullanacağınız nişasta, kuru ve elenmiş olmalıdır.
• Yufka açarken imalathane pencereleri kapalı tutulmalıdır. Hava
cereyanından yufkalar kuruma yapar.
• Yufka açarken kenar kısımları iyice inceltilmelidir.
• Yapılacak baklavanın belirli bir kalınlıkta olmasına dikkat edilmelidir.
• Baklava dinlendikten sonra, yağının sıcaklığı serçe parmağı ile kontrol
edilir. Yağın sıcaklığı, parmağı yakmayacak ısıda olmalıdır.
• Yağ miktarının oranı tepsinin büyüklüğüne göre ayarlanır, 1 kg un'dan
yapılan baklavaya 900 gr yağ konur.
• Baklava fırına girinceye kadar kapalı bir dolapta muhafaza edilir. Bu
muhafaza suresi, bir saati geçmemelidir. Bir saati geçerse, baklavanın
üstü kurur, fırına verilip şekerlendikten sonra, en üst tabakada
çatlamalar, kararmalar meydana gelir.
Baklavanın fırında pişirilmesi için:
Baklava, 230 derece sıcaklık ayan yapılmış olan fırında 35-40 dakika
pişirilir. Baklavanın her tarafının aynı renkte olması için, ilk 15
dakikadan sonra fırın açılır. Baklava kontrol edilir ve tepsi yarım tur
çevrilir. Baklava, 5 dakika daha pişirildikten sonra, tekrar kontrol
edilip yarım tur daha çevrilir. Geri Kalan 20 dakika içinde baklavanın
portakal rengini alması sağlanır. Bu süre sonunda üç netice ile
karşılaşabiliriz.
• Baklava tam kıvamına gelmiştir ve tondan çıkartabiliriz.
•
Baklavanın rengi portakal rengini almıştır, ancak bıçakla yokladığımızda
altının pişmemiş olduğu görülebilir. Bu durumda fırının kapağını açarak,
baklavayı fırının en serin köşesine alıp bir 5 dakika daha pişirmeye
bırakırız.
• Baklavanın rengi portakal rengini almamış, ancak içi pişmiştir. Bu
durumda istenilen rengi vermek için fırın sıcaklığını yükseltiriz. 240°
ve en fazla 5 dakika daha pişiririz.
Şurubun hazırlanması:
• Şurup, baklava fırından çıkmadan 10 dakika önce kaynatılmış olmalıdır.
• Şurubun kalınlık ve incelik derecesi, mevsim ısısı derecesine göre
ayarlanır.
• Çok soğuk havalarda şurubun kalınlık derecesi 33°,
normal havalarda 36°, sıcak havalarda39°
derece olmalıdır.
• Baklavanın şekerlenmemesi için, şurubun kaynatılması esnasında çok
dikkatli olunmalıdır ve şurubun kenarına gelen köpük, kıl fırça ile
kaynarken alınmalıdır.
Not: Bazı ustalar baklavaya yumurta koyarlar (kilo başına 1 veya 2
adet). Bunun amacı, hamuru kuvvetlendirmek içindir. Daha iyi açılmasını
sağlar.
HAŞLAMA HAMURDAN YAPILAN TATLILAR
•
Tulumba tatlısı • Dilber dudağı • Hanım göbeği • Vezir parmağı • Lokma
tatlısı • İzmir lokması • Altın bilezik lokması • Hurma tatlısı •
Şekerpare • Kalbura bastı • Peynir tatlısı • Vişneli ekmek tatlısı •
Çilekli ekmek tatlısı • Kayısılı ekmek tatlısı • Kemal Paşa tatlısı •
Ekmek kadayıfı • Yassı kadayıf • Revani • Yoğurt tatlısı • Şam tatlısı •
Badem tatlısı • Güllaç • Damla sakızlı lokma
KAVURARAK YAPILAN TATLILAR
• Meyveli irmik helvası (Peynirli) • İrmik helvası (fındıklı) • İrmik
tatlısı İrmik tatlısı (tarçınlı) • İrmik tatlısı (yeşil fıstıklı) • İrmik
tatlısı (meyveli)
Helva Çeşitleri
• Yeşil fıstıklı tahin helva • Çikolatalı tahin helva • Yaz helvası •
Cevizli tahin helva • Fındıklı tahin helva • Keten helvası • Un helvası
(cevizli) • Kara un helvası • Nişasta helvası • Höşmerim (beş yörede
farklı şekilde yapılır)
SÜTLE YAPILAN TATLILAR
• Sütlaç (vanilyalı) • Fırın sütlaç (sakızlı, güveçte) • Keşkül fukara
• Hindistan cevizli muhallebi • Bademli muhallebi • Bağdat muhallebisi •
Yer fıstıklı muhallebi • Kazan dibi muhallebi • Sakızlı muhallebi •
Şekersiz muhallebi • Portakal reçelli muhallebi • Sokak muhallebisi
(tarçınlı) • Çikolatalı muhallebi • Gül sulu muhallebi • Su muhallebisi •
Tavuk göğsü • Zerde • Aşure • Krem vanilya • Krem şokola • Krem patiseri •
Krem muzlu • Krem ağaç çilekli • Krem çilekli • Krem karamel
Dondurmalar
Kaymaklı dondurma Vanilyalı dondurma Hindistan cevizli dondurma Ağaç
çilekli dondurma Çilekli dondurma Çikolatalı dondurma Kahveli dondurma
Fındıklı dondurma Kayısılı dondurma Limonlu dondurma Damla sakızlı
dondurma Yeşil fıstıklı dondurma Bademli dondurma • Rakılı dondurma
Likörlü dondurma • Şeftali kompostolu dondurma Portakallı dondurma Vişneli
dondurma • Kavunlu dondurma
• Karpuzlu dondurma • Erikli dondurma Romlu dondurma • Greyfurdu dondurma
• Naneli dondurma • Ananaslı dondurma • Yoğurtlu dondurma
Parfeler
• Parfe Pralin • Parfe şokolalı • Parfe ananaslı • Parfe portakallı •
Parfe yeşil fıstıklı • Parfe vanilyalı
MEYVELERDEN YAPILAN TATLILAR
Türkiye'de çok çeşitli meyve yetişmektedir. Türkler bu bakımdan son derece
şanslıdırlar. Çünkü dünyanın birçok ülkesinde bizim pek önemsemediğimiz
meyveyi bulmak bile çok zordur ve Türkiye'de olduğu gibi kiloyla değil
taneyle satılır. Kimi ülkelerde birçok meyve bilinmez bile. Türkiye'de
meyvelerin hem tazesinden, hem kurusundan çok çeşitli yemekler yapık.
Hemen her mevsim değişik meyveler bulunur.
• Elma tatlısı (sade) • Elma tatlısı (kaymaklı) • Elma tatlısı (hamur
içinde) • Armut tatlısı (şokola soslu) • Armut tatlısı (bademli) • Ayva
tatlısı (kaymaklı) • Kayısı tatlısı (kaymaklı) • Domates tatlısı
(kaymaklı) • Vişneli ekmek tatlısı (kaymaklı) • İncir tatlısı (kaymaklı) •
İncir tatlısı (ezme yeşil fıstıklı) • Şeftali tatlısı • Muz tatlısı
(kaymaklı ballı) • Kabak tatlısı (cevizli) • Kum kayısı tatlısı (cevizli)
• Mantar tatlısı • Badem tatlısı
Kompostolar ve
Hoşaflar
Komposto, genellikle taze meyvelerden yapılır. Suyu az ve tatlıdır. Hoşaf
ise genellikle kuru meyvelerden, sulu ve daha az tatlı olarak yapılır. Her
ne kadar komposto ve hoşaflann Avrupalıların yemeği olduğunu söyleyenler
çıksa da bana fazla inandırıcı gelmemektedir. Çünkü Avrupalılar fazla
tatlı yemezler. Türk Mutfağı'nda komposto ve hoşaflar, pilavların,
böreklerin yanında çok tüketilir. Hafif sulu tatlı olarak kabul görürler.
Özellikle Anadolu'da hangi eve gitseniz size hamur işlerinin yanında ayran
ya da komposto, o da olmazsa meyve şurubu çıkarırlar.
Komposto çeşitleri:
• Elma kompostosu • Armut kompostosu • Şeftali kompostosu • Kayısı
kompostosu • Vişne kompostosu • Çilek kompostosu • Ayva kompostosu • Üzüm
kompostosu • Ananas kompostosu • Erik kompostosu • İncir kompostosu •
Portakal kompostosu • Mandalin kompostosu
Meyve Kupları
• Meyve salatası • Meyve salatası (likörlü) • Meyve salatası (dondurmak
kupşak) • Meyve salatası (şantili) • Portakal salatası • Dondurmalı
armutlu belhelem • Peşmelba • Ananas şantili • Küp romanof (çilek
dondurmak şantili) • Böğürtlen şantili • Ağaç çileği şantili • Ağaç çileği
(dondurmak şantili) • Çilek pudra şekerli • Çilek şantili • Elma püresi
REÇELLER
Reçeller her mevsimde ve her zaman, gerek sabah kahvaltılarında, gerekse
ikindi çaylarında, özellikle asırlardan beri süregelen ananemize göre
ramazan ayında iftariyelerde yenilmektedirler. Reçeller her tür taze
meyveden yapılır. Hemen hepsi aynı formülle yapılmaktadır. Benim arşivimde
27 çeşit reçel bulunmaktadır.
Reçel nasıl kaynatılır?
Reçelin canlı rengini koruyabilmek için pişirdikten hemen sonra
boşaltılmalıdır. Bugün çelik tencerelerde pişirmek gerekir, alüminyum kap
kullanılmamalıdır. Pişirme işlemi sırasında ağaç kaşık veya spatula
kullanılır.
Reçel yapılırken suya batırılmış yumurta fırçasını yanınızda bulundurmakta
fayda vardır. Şeker kaynatılırken meydana gelen beyaz köpüğü tencerenin
kenarına getirerek fırça ucu ile alın ve fırçayı yıkayarak ıslak ucu ile
kenarına yapışan şekerleri ve köpüğü temizleyin. Meyveyi koyup bir
kaynatın, sonra ağırdan kaynatın. Meyve köpüğünü de ağaç kaşıkla köpüğü
kenara çekerek alın, atın ve daima tencerenin kenarını fırça ile
temizleyin. Reçelin kıvamı, şeker ölçü derecesi ile ölçülür. 100 -112
derece arasında değişmesi ile kıvamını almış olur. Eğer dereceniz yoksa
ağaç kaşığı koyup bir karışımla kaşığı dik olarak aşağıya doğru tutun;
reçel, kaşık ucundan damla damla düşüyorsa tam kıvamında demektir.
Reçelinizi ateşten alın.
Eskiden reçellerde çoğunlukla kireç kaymağı kullanılırdı, şimdi ise en
fazla pektin kullanılmaktadır. Limon tuzu ve glikoz da kullanılmaktadır.
Çünkü her mevsimde her meyve bulunabilmekte ve istenildiğinde hemen reçel
yapılabilinmektedir. Az olarak yapılan reçellerde limon suyu da
kullanılır. Ama limon suyu ile yapılan reçeller uzun ömürlü olmaz.
Kireç kaymağı nedir?
1 kg. sönmemiş taş kireç 25 lt. su
Kireci temiz bir kabın içine koyun ve suyu ekleyip ağaç bir sopa ile
karıştırın. Karıştırırken sanki su kaynama yapar. Tamamen kaynadıktan
sonra 6-7 saat bekletin. Zamanla dibine oturan kirecin üstünde çok berrak
bir su meydana gelir. Kepçe ile suyu bulandırmadan diğer kaba aktarın,
işte kireç kaymağı budur. Bunun özelliği, meyvelerin dağılmamasını
sağlamaktır. Ayrıca meyvelerin yüzeylerinde bir sertlik meydana getirir.
Kireç
kaymağına yatırılan meyveler; çilek, domates, kayısı gibi meyvelerdir.
Bilhassa yumuşak meyvelerde kireç kaymağı kullanılır. Reçel yapacağınız
meyveyi bir tasa koyup meyvelerin üzerini kapatacak kadar kireç kaymağı
ekleyin. En az 5 saat kadar bekletin, suyu süzdürüp bol suda 4-5 saat
yıkayıp süzgece çıkarın ve reçelinizi yapın.
Pektin nedir?
Pektin, bütün meyvelerden elde edilen meyve hülasasıdır. Özelliği ise,
reçellerin doğal rengini koruyarak koyulaşmasını sağlar, aynı zamanda
kaynama süresini kısaltır.
Reçellerde neden limon tuzu kullanılır?
2 kg. şekere 5 gr. kadar limon tuzu kullanılır. Limon tuzu şekerleşmeyi
önler ve reçelin daha uzun ömürlü olmasını sağlar. Taze limon suyunda
limon tuzunun ayarını tutturmak çok daha zordur.
Reçellerde glikoz neden kullanılır ?
Reçel yaparken oluşum anına yatan konulan glikoz, reçele parlaklık ve
koyuluk verir, şekerlenmeyi önler, 1 kg. reçele 1 çorba kaşığı (60 gr.)
glikoz yeterlidir.
Reçel nasıl şekerlenir?
Reçel yapmak için şekeri kaynatırken üzerine gelen köpük fırça ile iyi
alınmaz ve reçelin kıvamı kaçırılırsa reçelde şekerleşme meydana gelir.
Reçel şekerlendiğinde bir tencere içine kavanozu koyup, kapak ağzına kadar
gelecek kadar su ile ağırdan kaynatırsanız düzelir. Ya da reçelin 1/5'i
oranında suyu kaynatın. Kaynayan suyun içine reçeli boşa tıp kaynatın ve
limon tuzu veya glikoz kullanın. Soğuduktan sonra kabına koyun.
Reçel neden küflenir?
Kireç kaymağında yapılan reçeller genellikle küflenmez. Küflenen reçeller
çilek, kayısı, domates reçelleridir. Çünkü bu meyveler ne kadar
kaynatılsalar da kendi bünyelerinde tekrar su bırakırlar. Bundan dolayı
küflenme olur. Küflenmem si için bazı maddeler kullanılsa b ben bunları
pek önermiyorum.
Reçelin tanesi neden üste çıkar?
Reçel hakkında bana sorulan sorulardan birisi budur. Deneyimlerime canlı
örneklerle nedenlerini açıklayayım:
• Reçelin tam kıvamına gelmeden alınması,
• Sıcakken kavanoza koyup kapağını kapatırsanız kendi bünyesinde
buharlaşma meydana getirir ve bu da tam üste çıkartır,
• Reçeli koyacağınız kabı tam kurulamazsanız içinde su kalır ve reçel
gevşer.
• Çilek, kayısı, domates, şeftali reçeli parken şerbeti koyulaştırdıktan
sonra meyveyi koyar, kısa bir kaynatımla kıvama geldiği kanaatine
varırsanız o zaman ateşten alırsınız, bu meyveler durdukça sularını
bırakırlar. Bu meyvelerin reçellerinin diğer reçellere göre daha fazla
kaynatılmasında fayda vardır.
•
Yumuşak meyvelere kesinlikle su koymayın. Akşamdan veya 5-6 saat önceden
şekerini üzerine koyup bırakın. O zaman şeker, meyvenin suyunu dışarı
bırakmasını sağlar.
Reçel Çeşitleri
• Ayva reçeli • Armut reçeli • Böğürtlen reçeli • Ağaç kavunu reçeli •
Elma reçeli • Erik (çeşitleri) reçeli • Frenk üzümü reçeli • Portakal
reçeli • Kayısı reçeli • İncir reçeli • İncir (taze) reçeli • Kızılcık
reçeli • Şeftali reçeli • Gül reçeli • Mandalina reçeli • Turunç reçeli •
Vişne reçeli • Patlıcan reçeli • Domates reçeli • Taze üzüm reçeli • Çilek
reçeli • Zerdali reçeli • Balkabağı reçeli • Ananas reçeli • Hurma reçeli
• Kiraz reçeli • Ceviz reçeli
MARMELATLAR
Murabba adıyla da bilinen marmelatlar, benim çocukluğumda her evde çok
özel olarak yapılır ve yine aynı özenle saklanırdı. Bir misafir geldiğinde
marmelat ikram etmek çok önemliydi. Mide, boğaz ve karın ağrılarına iyi
geldiği bilinen marmelatın kesik yerlere merhem olarak sürüldüğü bile
bilinmektedir.
Marmelat
Çeşitleri
• Ayva marmelatı • Ağaç çileği marmelatı • Armut marmelatı • Böğürtlen
marmelatı • Ağaç kavunu marmelatı • Elma marmelatı • Erik marmelatı •
Portakal marmelatı • Kayısı marmelatı • İncir marmelatı • Kızılcık
marmelatı • Şeftali marmelatı • Kuşburnu marmelatı
Taze Meyvelerden Yapılan Ezmeler
• Ağaç çileği ezmesi Armut ezmesi Ayva ezmesi Çilek ezmesi Kayısı ezmesi
Kızılcık ezmesi Şeftali ezmesi Elma ezmesi Böğürtlen ezmesi İncir ezmesi
ŞURUP VE ŞERBETLER
Olgun, taze meyveleri şekerde 4 saat kadar beklettikten sonra bir tülbent
ile süzün, altta saf bir su meydana gelir. Bu suya biraz daha şeker ilave
ettikten sonra şurubunuz hazırlanmış olur. Eskiden temiz giyimli satıcılar
halk arasında dolaşarak şerbet satarlardı. İstenildiğinde bardaklara
konularak içilirdi. Ege Bölgesi'nde koruk şerbetini çok yapar ve
içerlerdi, artık orada da azaldı bu şerbetçiler.
Şerbeti yapılan meyveler:
• Ağaç çileği • Çilek • Böğürtlen • Kayısı • Kızılcık • Kavun • Limon •
Portakal • Turunç • Frenk üzümü • Nar • Vişne • Hindibağ • Meyan kökü •
Gül şurubu • Badera şurubu• Menekşe şurubu • Yasemen şurubu • Kuşburnu
şurubu • Karadut şurubu • Demir hindibağ şurubu • Keçiboynuzu şurubu •
Konik şerbeti • Üzüm suyu • Kamış şırası
PESTİLLER
Özellikle Anadolu'da meyvelerin bol olduğu mevsimlerde kış için
hazırlıklar yapılır. Pestil yapımı, bu çalışmalar içinde yer alan değişik
bir uygulamadır. Bol suda yıkanan meyve iyice pişirilir ve süzgeçten
geçirilir. Soğuduktan sonra tepsiye veya düz tahtalar ü-zerine yatıdır.
Güneş altında kurutulur. Kuruyan pestiller incelir, ters yüz edilerek her
tarafının kullanılması sağlanır. Sonra dürülerek ince bezlere sarılır.
Kimi yerlerde pişirme işlemi yapılmadan da pestil yapılır. Meyve, doğrudan
soğuk suda ıslatılarak pestil yapılır.
Pestil çeşitleri:
• Kayısı pestili • Üzüm pestili • Frenk üzümü pestili • Elma pestili •
Erik pestili • Dut pestili • Siyah dut pestili • Mürdüm eriği pestili •
Kuşburnu pestili
ŞEKERLEMELER
(ŞEKER İLE KURUTULMUŞ MEYVELER)
• Kiraz • Böğürtlen • Ağaç çileği • İncir • Portakal kabuğu • Kavun •
Karpuz • Vişne
HAZIR KURU TATLI
VE KADAYIFLAR
• Tel
Kadayıflar • Tel kadayıf (düz) • Tel kadayıf burma (yeşil fıstıklı) • Tel
kadayıf (porsiyon) • Tel kadayıf (cevizli) • Tel kadayıf (künefe)
PELTELER
Çok eskiden beri devam ede gelen ufak lokantaların ve ev mutfaklarının en
kolay tatlılarındandır. Her çeşit meyvenin suyu, nişasta ve şekerden
meydana gelir. Profesyoneller, önemli tatlı olarak görmezler. Lüks
lokantalarda basit kalmaktadır. Bu tatlıyı yaparken meyve suyu fazla
kaynatılmazsa vitamin değeri kaybolmaz.
Pelte çeşitleri:
• Bawaruaz • Çilek peltesi • Kızılcık peltesi • Yeşil elma peltesi •
Kırmızı elma peltesi • Badem peltesi • Meyve peltesi • Portakal peltesi •
Limon peltesi • Ayva peltesi • Frenk üzümü peltesi • Vişne peltesi •
Çikolata peltesi • Vanilyalı pelte
Flambe Meyveler
• Muz flambe • Portakal flambe • Şeftali flambe • Armut flambe • Ananas
flambe • Krep flambe•
• •