SEBZELER VE KULLANIM ALANLARI
Yazan : AYDIN YILMAZ
a) Sebzelerin çiğ
kullanıldığı alanlar:
• Salatalar gibi...
b) Sebzelerin taze baharat olarak kullanıldığı alanlar:
• Maydanoz, dereotu, nane • Soğan, sarımsak, kuru soğan • Tere, kekik,
roka, havuç
c) Sıcak sebze yemekleri:
• Etli sebzeler • Fırında sebzeler • Haşlama sebzeler • Buğulama sebzeler
d) Soğuk sebze yemekleri:
• Kızartmalar • Zeytinyağlılar • Haşlama sebzeler
Türk Mutfağında Pişirilme Şekillerine Göre Sebze Yemekleri
• Etli sebzeler • Bastılar • Kuşaneler • Musakkalar • Oturtmalar •
Silkmeler • Güveçler • Haşlamalar • Dolmalar • Zeytinyağlılar • Salatalar
•
Mevsim Sebzeleri
• Soğan • Beyaz soğan • Kış
soğanı • Arpacık soğanı • Kırmızı soğan • Taze soğan • Pırasa • Ispanak •
Semizotu • Lahana • Brüksel lahana • Karalahana • Karnabahar • Kereviz •
Şeker pancarı • Kırmızı pancar • Havuç • Şalgam • Yer elması • Domates •
Patlıcan • Patlıcan (bostan) • Bezelye (araka) • Bezelye (sultaniye) •
Kabak • Balkabağı • Bamya • Enginar • Kuşkonmaz • Ayşe fasulye • Çalı
fasulye •
Börülce • Barbunya • Dolma Biber • Sivri biber • Çarliston biberi • Asma
yaprağı • Bakla • Taze bakla (iç) • Ebegümeci • Isırgan otu
SOĞAN
Soğan' ın ana yurdu doğu ülkeleridir. Çok eski çağlardan beri dünyaya
yayılmıştır. Soğan Türk mutfağının da ana malzemelerindendir. çünkü içine
girmediği yemek yok gibidir. Soğan, içinde C vitamini bulunan iştah açıcı,
insan sağlığına faydalı ve besleyici bir besindir. Soğana acılık veren,
uçucu bir maddedir. Gözleri yakar ve yaşanır. Soğan önce acı, piştikten
sonra ise tatlı ve lezzetlidir. Yumru yeşil yapraklan yemeklere çeşni
vermek üzere kullanılan kokulu, zambakgiller familyasından bir bitkidir.
Hemen her yerde yetiştirilir. Toprak altında az gelişen yumru biçimindeki
etli yaprakları yenir. Bu yumrunun ortasındaki cücük, bitkinin tepe
tomurcuğudur, ilkbaharda bu tomurcuk uyanarak toprağın üstüne çıkar.
Toprak üstü sapının tepesinde yuvarlak bir salkım biçiminde beyaz çiçekler
açar. Boru biçiminde olan toprak üstü yapraklan koyu yeşildir. Bu kısım
taze iken yenir. Soğanın meyvesi üç yerinden yarılarak içindeki siyah,
köşeli tohumlarını döker. Bu tohumlara karaca denir.
SOĞAN NASIL YETİŞTİRİLİR?
Soğan, toprağa dikilirce baş verir. Bu başın içinde ertesi yıl için yeni
bir tomurcuk oluşur. Bundan dolayı soğan yetiştirmede arpacık denilen
küçük soğanlardan faydalanılır. Arpacık, karacadan, yani soğan tohumundan
yetiştirilir. Arpacıklar mart ya da nisanda dikilir. Kısa zamanda
bunlardan yeşil soğanlar çıkar. Toprak üç hafta sonra çapalanır. Başların
meydana gelmesi için çiçek açacak olan saplar kırılır. Yapraklar sararmaya
bağlayınca da ayakla basılarak ezilir. Kuruması sağlanır. Sonbaharda
soğanlar topraktan sökülür.
Soğan, içinde C vitamini bulunan, besleyici, iştah açıcı bir besindir.
Soğana acılık veren uçucu bîr maddedir, gözleri yakar, yaşartır. Soğan
pişirilirken bu madde kaybolur. Figen soğanın tatlı bir lezzeti vardır.
Yurdumuzda pek çok soğan çeşidi vardır. Baş veren soğanlardan beyaz, sarı
kabuklu olanı kış soğanıdır. Kırmızı soğan denilen tatlı soğan çiğ olarak
yenilir. Yeşil olanı her mevsimde yenir.
SOĞANIN İNSAN SAĞLIĞINA FAYDASI
Soğanda C vitamini bulunur ve acılığı ile de iştah açıcıdır, özellikle
nezle, grip ve iştahsız insanların yemesinde daima fayda vardır.
SOĞAN ÇEŞİTLERİ
• Arpacık soğanı • Kışlık soğan (sert orta boy) • Yazlık soğan (yumuşak
iri boy) • Kırmızı soğan (yalnız çiğ yenendir) • Taze soğan (yeşil soğan)
EN MAKBUL SOĞAN ARPACIK SOĞANIDIR
Arpacık soğanı, ceviz büyüklüğündedir. Bütün mutfaklarda bu soğan tercih
edilir. Türk mutfağında enginarda, etlerde, yahnilerde, çiğ olarak yemede
bu soğan tercih edilir. Batı mutfaklarında da bu soğan makbuldür.
KIŞLIK SOĞAN, SERT ORTA BOYDADIR.
Kışlık soğan, adı üstünde uzun ömürlü bîr soğan türüdür. Türk mutfağında
özellikle kebapçılar bu soğanları kullanırlar, çünkü bu soğan, arpacık
soğanı kadar lezzetidir. Ayrıca bu soğan serttir. Zırhla doğranmaya,
rendelemeye ve suyunu almaya da elverişlidir. Zeytinyağlı yemeklerde de
tercih edilir. En çok bu tür soğan yetiştirilmektedir.
YAZLIK SOĞAN, YUMUŞAK İRİ BOYDADIR
Yazlık soğan, sayarken fazla göz yakmaz, Bu soğan biraz daha tatlı ve
suludur. Bu yüzden zeytinyağlı dolma içleri için pek. tercih edilmez.
Ayrıca kış için saklamaya da gelmez. Bilakis soğanlı yemeklerde tercih
edilir. Soğan dolması yapılırken daha kolay ayıklanır.
KIRMIZI SOĞAN, YALNIZ ÇİĞ YENİR
Kırmızı soğan, yazlık ve kışlık arasındaki bir büyüklüktedir. Katları
kalın ve kırmızıdır. İç zarı da kalındır, ayıklanması kolaydır. En çok
kullanıldığı yerler ise; lakerda, soğuk balıklar, füme balıklardır. Bazı
kebapçılar da piyaz olarak doğrayıp kebaplarda ve salatalarda kullanırlar.
TAZE SOĞAN (YEŞİL SOĞAN)
Taze soğan her mevsimde var oldukça çiğ olarak yenilebilir. Fazla acılığı
da olmadığından birçok salata çeşidinde kullanılır. Aynı zamanda
akşamcıların peynirinin, arnavut ciğerinin, çoban salatasının içinde
demirbaş denilecek kadar kullanılır. Özellikle tandır ve füme balıklarında
süsleyicidir.
SOĞANDAN YAPILAN- YEMEKLER
• Soğan çorbası Terbiyeli • Soğan çorbası Fransız usulü gratine • Soğan
çorbası Fransız usulü • Soğan Buğulama • Soğan Kavurma • Soğan Yumurtalı •
Soğan Salatası • Soğan Piyazı • Soğan Tavası (unlu)
SOĞANIN DOĞRANIP KULLANMA
ŞEKLİ
• Piyaz soğan • Yemeklik soğan • İnce yemeklik soğan • Fare dişi soğan •
Dilim soğan • Tranş soğan • Halka soğan
SARIMSAK
Sarımsak, soğan ailesinin bir parçasıdır, insan sağlığı için soğan kadar
faydalıdır. Yalnız kokusu tedirgin edicidir. Kokusunu da diğer besinlerle
önleyip yemede fayda vardır..
PATATES
Rivayete göre patates, Türkiye'ye Almanya'dan gelmiştir. Adapazarı'
nda ilk üretim yapılmış, burada İlgi görerek yayılmaya başlamıştır.
Patatesler arasında en makbulü sarı patatestir. Türkiye'de patates en çok
Adapazarı, Bolu, İzmit, Niğde, Erzurum, Trabzon, Kayseri, Ege Bölgesi ve
Ürgüp, Ödemiş dolaylarında yetişmektedir. Yurdumuzda, ortalama olarak
yılda 300 ila 500 bin ton sarı patates elde edilmektedir.
Patates, dış kabuk rengine göre sarı ve kırmızı olarak ikiye ayrılır,
Kırmızı patates daha tatlıdır. Ayrıca kabuk altı rengine göre de ikiye
ayrılan patates san ve beyaz olarak da sınıflandırılır. Beyaz patates daha
çok Bolu yöresinde yetişir, düzgün ve ovaldir. Buna aynı zamanda "Bolu
Patatesi" de denir. Bu patates yemeklerde daha dayanıklıdır, yani çabuk
dağılmaz. Sarı patates, kızartmalarda, pürelerde tercih edilir. Kimi
patates soğuduğu zaman sertleşir ama lezzetlidir.
Patates Yemekleri
• Patates çorbası (sıcak) • Patates çorbası (soğuk) • Patates buğulama •
Patates (etli) • Patates (kıymalı) • Patates musakka • Patates bastı •
Patates püre • Patates köfte • Patates pane • Patates salata (sirkeli,
zeytinyağlı) • Patates salata (mayonezli) • Patates tava • Patates sote •
Patates rüşti • Patates kibrit • Patates cips • Patates gofret • Patates
silkme • Patates oturtma • Patates pilaki • Patates fırında • Patates
sufle • Patates haşlama • Patates haşlama (kabuklu) • Patates salatası •
Patates salatası (taze nane, dereotu) • Patates salatası (yoğurt
soslu,sarımsaklı, taze soğanlı)
PIRASA
Pırasa, bir kış sebzesidir. Çeneklilerin zambakgiller ailesindendir. Sapı,
yapraklan sarımsağa benzer. Kökü ve bir kısım gövdesi toprak alımda
bulunur. Yeşil renkte şerit biçiminde uzun olan yapraklan toprağın üstünde
gelişir. Pırasa iki yıllık soğanlı bir bitkidir, ikinci yılda, uzunluğu 70
cm. ile 1 m' yi bulan bir sap çıkarır.
Pırasanın üç; çeşidi vardır; en iyisi "kamış pırasa" denilen uzun, beyaz
yapraklı olanıdır. Bu pırasa İstanbul'da "kartal pırasa" olarak bilinir.
Ayrıca, her yerde yetişebilen "Kara pırasa" vardır. Kara pırasanın boyu
daha kısa, yaprakları yeşildir.
Pırasa, C vitamini ve diğer besin özellikleri bakımından çok zengin bir
sebzedir. Körpe pırasalar çiğ olarak yenebilirce de genel olarak
pişirilerek yenilir.Türkiye'de en çok zeytinyağlı pişirilerek yenmektedir.
Pırasanın kendine özgü tadı şekerli olsa bile. zeytinyağlı pişirildiğinde
ve diğer yemeklerde çok az seker kullanılması, yemek zevkini artırır.
Pırasa topraktan çıkarılıp yıkandıktan sonra, üzerine arada bir su
serpiştirilerek 10 ila 15 gün yaşar. Pırasanın uçlan kesilerek sarı
yapraklan atılır. Arzu edilen şekilde doğranıp yıkanır ve İstenildiği gibi
değerlendirilir.
ISPANAK
Ispanak (Latince adi: spinacca), yapraklı sebzelerdendir. Ana vatanı
İran'dır. Mahalli adı ıspanak'tır. Anadolumuzda Romalılar devrinde hiç
tanınmazken, Arap ülkeleri bu şifalı sebzeyi yetiştirip bize ve
Avrupalılara tanıtmışlardır.
Türk Mutfağı'nda sevilerek tüketilen ıspanak çok faydalı bîr bitkidir.
Kendine has buruk lezzeti içerisinde, asit oranlıdır ve demir mineralleri
içerir. Ispanak A, B, C, D vitaminlerini taşımaktadır. Yenildikten sonra
bağırsaklara rahatlık verir. Ispanaktan Türk Mutfağında çok yemek
çeşitleri üretilmiştir.
Ispanağın birkaç çeşidi vardır. Mesela; kuzu ıspanak, köklü ıspanak, kara
ıspanak... Kuzu ıspanak pürelerde kökü ile kullanılırsa da kendi yeşil
rengi bozulmaz. Köklü ıspanak ise kökünden 6 cm. yukarıdan kesilir ve
yaprak-kök ayrılır. Kökün en ucu kesilip öz kök kaldığında, üzerine
bıçakla çarpı işareti atılır, suya konulur ki kökteki kum ve çamurlar daha
iyi çıksın. Ispanak kökü ile kuzu etli terbiyeli yemekler yapılır.
Ispanağın Ayıklanışı: Ispanaklar ayıklanırken önce yapraklar
kökünden ayrılır. Kumlu ve çamurlu olduklarından, çok dikkatli olunmalı,
bir müddet suda bekletilip bol suda birkaç su değişimi yıkanmalıdırlar.
Ispanak alınırken yapraklarının canlı olmasına dikkat edilmelidir.
Ispanağı, miktarına göre bir kaba boşaltıp, tek tek kök ve yapraklan
ayrılır. Kökten 6 cm. kadar yukarıdan kesilip alınan yeşil yapraklan, bir
kez daha kök taraflarından kesip, sarı ve çürük kısımları atılmadır.
Kökünün ortasına ise bıçakla çarpı işareti yaparak. bol suyun içine atın r
ve suyun İçinde en az yarım saat bekletin. Böylece çamurlar yumuşar ve
kumlar suyun dibine iner. Şayet ıspanağın kökü ve yaprağı bir arada
pişirilecekse, kök-yaprak ayrımına gerek yoktur. Ispanağın en az üç su
yıkanarak temizlenmesi sağlık bakımından şarttır. Ispanak daima elle, bol
suyla yıkanıp süzgece çıkarılmalıdır ki, kumlar yıkama kabının dibinde
kalsın.
Ispanağın Pişirilmesi: Ispanağın yansı kadar su tencerede
kaynatılmalı, bu kaynayan suya ıspanaklar eklenip kevgir ile alt üst
edilmelidir. Ispanağın kısa zamanda haşlanması, renginin yeşil kalmasını
sağlar. Haşlanan ıspanağın suyu hemen süzdürülür, bol soğuk su koyup, bir
müddet bekledikten sonra yine bol suda yıkanarak süzgece çıkarılır. Elle
sıkılır. İstenilen şekilde doğranılarak kullanılır. Ispanak haşlarken
yeşil kalması için soda, karbonat kullanılır ama gerçekte bu gereksizdir,
çünkü vitamin değerinde kayıplar olmaktadır.
Mutfağımızda; kökleri ve yaprağı ile, yalnız yaprağı veya yalnız kökleri
ile değişik şekillerde ıspanak yemekleri hazırlanır. Yaprakların çiğ
olarak kullanıldığı salatasında daha çok vitamin ve mineraller vardır.
Ispanak, tohuma dönüşmeden yenmelidir. Hele pirinçli ıspanak çok lezzetli
olur.
Eski zamanlardan bir hikâye:
Ispanağa süt girmesinin bir hikâyesi vardır. Eskiden lokantalarda çalışan
ustalar, saat onbir de yemeği tezgâha çıkarırlar, ufak işleri ve temizliği
çıraklara bırakırlardı. Kahveye çay İçmeye, tavla oynamaya giderlerdi. Bir
gün tam o saatlerde sütçü gelir. Usta, "Oğlum sütü pişir ama taşırma" diye
tembihler ve gider. Tam süt pişerken işe dalan çırak, sütü taşırır ve
taşan sütün bir kısmı da pirinçli ıspanağın içine girer, usta görmesin
diye hemen ıspanağı karıştırarak sütü yedirir. Usta gelir, servis başlar,
ıspanak yiyen müşteriler ıspanağın çok lezzetli olduğunun farkına
varırlar, hepsi ustaya teşekkür eder. Usta, ıspanağın tadına bakar ve her
günkünden daha lezzetli olduğunu fark eder. Hemen çırağı sorguya çeker:
"Bu ıspanağın İçine ne koydun ?" diye sorar. Çırak:
"Hayır usta, bir şey koymadım" dese de usta,
"Doğruyu söyle, dövmeyeceğim" der. Çırak da korkarak: "Azıcık süt taştı,
ıspanağın içine girdi, birazını attım, gerisini siz anlamayasınız diye
karıştırdım. Vallahi başka bir şey karıştırmadım ustam diye çekinerek
cevaplar. Usta da 'Peki bîr şey karıştırmadığından dolayı seni affettim"
der ve bundan sonra, ıspanağa süt koymaya devam eder.
Ispanaktan Yapılan Yemekler
•
Ispanak
haşlama
•
Ispanak etli
•
Ispanak
kıymalı-pirinçli
•
Ispanak zeytinyağlı
•
Ispanak salatası
(yoğurtlu)
•
Ispanaklı yaprak salatası
•
Ispanak
kavurma (kıymalı, yumurtalı veya sütlü)
•
Ispanak sote (ambras)
•
Ispanak sütlü
•
Ispanak püre
•
Ispanak yumurtalı
•
Ispanak sufle
•
Ispanak
soğanlı-yumurtalı
•
Ispanak kökü yemeği (etli)
•
Ispanak kökü
yemeği (terbiyeli)
•
Ispanak musakka
•
Ispanak böreği
(peynirli)
•
Ispanak köftesi
•
Ispanak erişte
•
Ispanak çorbası
•
Ispanak
zeytinyağlı
•
Ispanaklı deniz mahsulleri
güveci
•
Ispanaklı muska böreği
•
Ispanaklı ney
böreği
•
Ispanaklı tepsi böreği
•
Ispanaklı
pilav
•
Ispanak silkmesi
•
Ispanaklı çılbır
•
Ispanaklı kol
böreği
•
Ispanaklı musakka (pirinçli,
sütlü)
SEMİZOTU
Semizotu, her yerde yetişebilen, yıllık, otsu bir bitkidir. Yapraklan
etli, bir yüzü yeşil, bir yüzü mavimsi ve parlaktır. Tohumdan
yetiştirilir. Daha çok sıcak ülkelerde yetişen semizotunun, 15 kadar
çeşidi vardır. Küçük, sarı çiçekler açar. Yeşil sap ve yapraklan
pişirilerek yenildiği gibi çiğ olarak salatası da yapılır. Limonlu,
zeytinyağlı, sarımsaklı, yoğurt sosla da yapılabilir. Semizotunun mayhoş
bir lezzeti vardır. C vitamini ve demir ihtiva etmesi bakımından besleyici
bir sebzedir.
Semizotu, bazı yörelerde toprağı ile demet yapılarak satılır, bazı
yörelerde ayıklanıp kilo ile satılır. Köklerinden beş santim kadar
yukarıdan kesilir. Salata, filizlerinden ve yapraklarından yapılır. Her
İki şekilde bol suda, üç su değişimi yıkandıktan sonra süzgece çıkarılır.
Yemeklik olan kısımlar, bol suda 5 dk. haşlanıp, süzülerek istenilen
şekilde pişirilir.
Semizotundan Yapılan Yemekler
•
Kıymalı
pirinçli semizotu
•
Etli semizotu
•
Semizotu bastı
•
Sade yağlı semizotu
•
Zeytinyağlı
semizotu
•
Sirkeli semizotu salatası
•
Sarımsaklı
yoğurtlu semizotu salatası
LAHANA
Kış sebzesi olarak yetiştirilen bir bitki olup, turpgiller a il
esindendir. Baş lahana, kara lahana, kırmızı lahana, frenk lahanası,
Brüksel lahanası, dolmalık lahana gibi çeşitleri vardır. Bunlardan başka
yabani lahana denen türü varsa da pek ilgi görmemektedir.
Lahana, Avrupa ülkelerinde çok yaygın olan ve oldukça eski cağlardan beri
yenen bir bitkidir. Mısırlılar bir zaman lahanayı kutsal sayar, hatta ona
taparlardı. Lahana oldukça dayanıklı bir bitkidir. Ne kışın soğuğu, ne
yazın şiddetli sıcağı onu pek etkilemez. Lahana, pişirilerek yendiği gibi
çiğ olarak, turşu olarak da yenir. Bu sebze, kalori bakımından pek zengin
değildir. Yalnız vitamin bakımından oldukça kuvvetlidir. Lahananın C, B,
B2 vitaminleri, az miktarda A vitamini, bol kireç, demir, selüloz içerdiği
tıpta da belirlenmiştir.
Kış mevsiminde lahananın her çeşidi yenir. Özellikle biberli kapuskası,
dolması, turşusu İle aranan. Özlenen yiyecek çeşitlerindendir. Türkiye'de,
yörelere göre de isimleri değişir: Kalem lahana... gibi. Lahana,
yurdumuzun her yerinde yetişir. Bilhassa karalahana Karadeniz yöresinde
yaygındır. Bu yöredeki tüketimi de hamsi kadar önemlidir. Karalahanadan
dolma, kavurma, sütlü mantarlı 351 ve daha pek çok çeşitleri yapılır. Süt
annelerinin, bu lahana yemekleriyle sütleri anmaktadır. Aynı zamanda
Karadeniz yöresinde yaşayan bayanların göğüslerinin daha büyük olduğu açık
olarak bilinmektedir. Bazı süt üreticileri ahularında süt ineklerine azar
azar lahana yedirirler. Çünkü karalahana ve diğer lahanalar süt verimini
artırmaktadırlar. Besi hayvanlarına şayet fazlaca lahana yedirilirse,
yoğurtta, yağda ve hatta ette bile lahana kokusu gayet açık bir şekilde
hissedilir.
Lahanadan Yapılan Yemekler
•
Lahana dolması
(etli)
•
Lahanalı balık dolması
•
Lahana dolması
(zeytinyağlı)
•
Lahana bastı
•
Lahana musakka
•
Lahana kapuska
•
Lahana kapama
•
Lahana etli
•
Lahana kıymalı
(pirinçli)
•
Lahana yahnisi
•
Lahana bulgur çorbası
•
Lahana bulgur
pilavı
•
Lahana salatası (mayonezli)
•
Lahana
salatası (zeytinyağlı, sirkeli)
•
Lahana salatası (ekşi
elmalı)
•
Lahana salatası (turşu)
Karalahanadan Yapılan Yemekler
• Karalahana çorbası • Karalahana dolması (etli) • Karalahanalı bulgur aşı
(sütlü) • Karalahana kavurması (yumurtalı) • Karalahana kavurması (sütlü)
• Karalahanalı domatesli bulgur pilavı • Karalahana (kuzu etli) •
Karalahana aşı (kıymalı, domatesli)
Kırmızı Lahanadan Yapılan Yemekler
• Kırmızı lahana (ekşi elmalı) • Kırmızı lahana salatası • Kırmızı lahana
salamura salatası • Kırmızı lahana salamura (yoğurtlu, sarımsaklı)
Brüksel Lahanasından Yapılan Yemekler
• Brüksel lahanası haşlama • Brüksel lahanası sote • Brüksel lahanası
bolonez • Brüksel lahanası gratine, sos muselin • Brüksel lahanası kuzu
etli
KARNABAHAR
Karnabahar, kış sebzelerindendir. Ağırlığı 500 gram ve 8 kilogram arasında
değişen, tek başlı bir bitkidir. Karnabaharın kendisine has bir kokusu
vardır, bu kokudan dolayı pek ilgi görmez. Aslında hazmı kolay, çeşidi bol
bir sebze türüdür. Karnabahar kokusunu gidermek için. haşlarken l baş
soğan, bir fincan sirke İle haşlayın. Sirke olmadığı zaman yarım limon
suyu ve kabuğu da kullanabilirsiniz. Limon suyu renginin beyaz olmasını
sağlar ve kabuğu ise kokuyu alır, ama sirke kadar etkili değildir.
Karnabahardan Yapılan Yemekler
•
Karnabahar
haşlama
•
Karnabahar tava (yumurtalı)
•
Karnabahar
pane
•
Karnabahar bolonez
•
Karnabahar beşamelli
gratine
•
Karnabahar kaşarlı peynirli
gratine
•
Karnabahar sos hollandesli
•
Karnabahar
tereyağlı sote
•
Karnabahar salatası (limon
soslu)
•
Karnabahar salatası (tartar
soslu)
• Karnabahar
tarator soslu)
•
Karnabahar (yoğurt soslu)
•
Karnabahar
bastı
•
Karnabahar musakka
•
Karnabahar musakka
beşamel
•
Karnabahar zeytinyağlı
•
Karnabahar
kıymalı
•
Karnabahar kıymalı
(pirinçli)
•
Karnabahar kuzu etli
•
Karnabahar çorbası
KEREVİZ
Kekleri sebze alarak yenen kabuklu bir bitkidir. Bir kökün ağırlığı. 200
gramla 1.5 Kilogram arası değişir. Uzunluğu 50 cm. elan geniş yapraklan
vardır. Sulak yerlerde yetişir. Maydanozgiller ailesindendir. B
vitaminleri, demir ve kireç bakımından zengindir. Kereviz kokusu
bakımından pek çok kişi tarafından sevilmeyen bir bitki olsa da bir yazar
"Erkekler kerevizin kıymetini bilseler, dağa taşa kereviz ekerlerdi" der.
Kereviz, göğüs şişliğini giderir, idrar yollarını açar.
Kerevizden Yapılan Yemekler
•
Kereviz
çorbası
•
Kereviz kuzu etli
•
Kereviz kıymalı
•
Kereviz
terbiyeli
•
Kereviz sade yağlı
•
Kereviz zeytinyağlı
•
Kereviz bastı
•
Kereviz
musakkası
•
Kereviz sote
•
Kereviz dolması
(etli)
•
Kereviz salatası
•
Kereviz püresi
•
Kereviz dolması
(zeytinyağlı)
PANCAR
İnsanların çok eski çağlardan beri tanıyıp yetiştirdikleri bir sebzedir.
11. yüzyılda İspanya'da çeşitli pişirilme biçimleri gelişmiştir.
Türkiye'de pancar, ispanya'dan daha önce yetiştirildiği hâlde, yalnızca
turşusu yapıldığı ve çerez olarak yendiği için ancak birkaç çeşidi
geliştirilmiştir. Pancarın aynı zamanda çekerin ham maddesi olabileceği
19. yüzyılın ortasına doğru anlaşılmıştır. 1885 yılından sonra Avrupa
ülkeleri, şeker fabrikalarının kurulmasına başlamışlardır. Türkiye'de,
Cumhuriyet devrinde Alpullu ile Uşak'ta birer şeker fabrikasının
kurulmasından sonra üretim daha da artmıştır.
Pancarın 15 çeşidi vardır. Bunlar, toprak altında çeşitli şekillerde
yetişir. 500 gr. ilâ 8 kg. ağırlığındadır. Serin iklimde yetişir. Baş
kısımlarından turşu, şeker, pekmez, yemek ve salata yapılır.
Yapraklarından da ayrıca yemekler yapılmaktadır. Pancar gene vitamin ve
mineral bakımından çok zengin bir bitkidir. 5 renkte olabilin Beyaz, sarı,
kırmızı. Pancar kalın kabuklu olur. Bol suyun içinde yarım saat
beklettikten sonra alınarak dış kabuklan soyulup, pişmeye bırakılır.
Piştikten sonra istenilen yemek çeşidi yapı Kırmızı pancar yıkanıp
ayıklanır ve pişirilir. Suyu da turşu olarak kullanılır.
Pancardan Yapılan Yemekler
Beyaz Şeker Pancarından;
• Kavurma sarımsaklı yoğurtlu • Sote soğanlı • Salata • Turşu
Kırmızı Şeker Pancarından;
• Pancar salatası • Turşu • Pembe soğan sarımsaklı yoğurtlu • Sote soğanlı
ŞALGAM
Kökü çiğ olarak yenen, turpgiller ailesinden bir sebzedir. Türk Mutfağında
pek fazla rağbet görmemekle beraber 10'dan fazla yemek çeşidi vardır.
Şalgamın sert, yumuşak, yassı, uzun olabilen ve toprak altında kala baş
kısmı yenmektedir. Bazı yörelerde hayvan yemi olarak yetiştirilmektedir.
Yaprakları ve filizleri kesilip satışa hazırlanır.
Toprak altından çıkarılmış başlar, bol su da yarım saat kadar
bekletildikten sonra yıkanır. Şalgam, patates gibi soyulup, dilim
yapılarak çiğ olarak da yenebilir. Sert cinsi daha lezzetlidir. Yapılacak
olan yemeğe göre doğranır.
Şalgamdan Yapılan Yemekler
• Şalgam pirinçli kıymalı • Şalgam domatesli • Şalgam oturtması • Şalgam
zeytinyağlı • Şalgam haşlama (tuzlaması) • Şalgam suyu • Yoğurtlu şalgam
BEZELYE
Baklagillerdendir. Türkiye'nin her yerinde yetişen sebze türlerinden olup,
iki çeşidi vardır: Bahçe bezelyesi (Sultani) ve tarla bezelyesi (Araka).
Bahçe bezelyesinin çiçekleri beyaz, taneleri yuvarlaktır ve tırmanıcı bir
bitkidir. Daha ince kabukludur, tanesi fazla iri olmaz. Basıktır, içi
ayıklanmaz. Uçlarındaki ipleri alınıp, pişirilerek yenir. Mevsimi kısadır,
fazla ilgi görmez. Tarla bezelyesinin çiçekleri karışık renklerde,
taneleri iridir. Renkleri san. gri, yeşil olup, 35-40 cm. boyundadır.
Taneleri kabuklarından ayıklanıp 1 - 2 - 3 no' lu olarak çeşitlere
ayrılır. Konserve yapılarak tipi veya vakumlanarak tüketilirler. Kuru sar
tanelerinden kuru bezelye ve bezelye unu yapılır.
Bezelyenin anayrdu Avrupa ve Batı Asya'dır. Orta Çağ'dan günümüze, geniş
ölçüde yetiştirilmekle ve sebze olarak kullanılmaktadır. Meyveleri, bakla
ve fasulyenin meyveleri gibidir, Türkiye'nin yıllık bezelye üretimi
ortalama 45.000 ton kadardır. Ülkemizde en çok Kastamonu, İstanbul, izmir
ve Zonguldak'ta yetiştirilmektedir.
Bezelye Araka İle Yapılan Yemekler:
• Bezelye çorbası krutonlu • Bezelye kuzu etli dereotlu • Bezelye kıymalı
dereotlu • Bezelye mantarlı • Bezelye bastı • Bezelye sote • Bezelye
sebzeli naneli • Bezelye musakka patatesli • Bezelye tavuklu
Bezelye Sultani İle Yapılan Yemekler:
• Sultani bezelye kuzu etli • Sultani bezelye kıymalı • Sultani bezelye
piliçli • Sultani bezelye bastı
KUŞKONMAZ
Zambakgiller familyasından. İnce. uzun saplı, sarımtırak-yeşil çiçekli ve
nohut şeklinde, yuvarlak yemişleri olan bir bitkidir. Kuşkonmazın kalınca
olan taze sürgünleri, sebze olarak yenir. Bu tabii olarak yetişen
çeşididir ve daha yeşilimsi olur. Yetiştirme kuşkonmazlar İse, daha kalın
ve sandır. Bu bitkide çok su bulunduğu İçin, besin değeri pek kuvvetli
sayılmaz. Bu yüzden Türkiye'de çok az kuşkonmaz yetiştirilir. Ancak
kuşkonmaz A, B ve C vitaminleri bakımından faydalıdır.
Kuşkonmaz, uçlarından 5 cm. aşağıdan başlayarak soyulacak olursa, 7-8
adedi bir porsiyonluk olacak şekilde bir araya getirilerek, demet olarak
bağlanır. Baş taraflarının düzgün olmasına özen gösterilerek 15-18 cm.
boyunda da hazırlanabilir.
Ön Pişirilişi : Tencereye kuşkonmazları koyup, üzerini örtecek kadar su,
limon suyu ve tuz ilâvesiyle kaynattıktan sonra 20 dk. pişirilir ve
suyunda bırakılır. Sudan alınıp, soğuk veya sıcak olarak servis yapılır.
Kuşkonmaz'dan Yapılan Yemekler:
• Kuşkonmaz çorbası • Kuşkonmaz haşlama (sos hollandez) • Kuşkonmaz
yumurtalı • Kuşkonmaz mayonezli
PATLICAN
Patlıcana diğer ülkelerde
"Türk domatesi", "Siyah domates" denmesi Türk Mutfağı ile ne kadar
özdeşleştirildiğinin kanıtıdır. Aşçılar arasında bir deyiş vardır:
"Patlıcan, domates oldu mu, aşçılık kolaylaşır." Çünkü, turşusundan
tatlısına kadar patlıcandan ikiyüz çeşit yemek yapılmaktadır.
Patlıcanın üç çeşidi vardır:
• Kemer patlıcanı • Bostan patlıcanı • Beyaz patlıcan
Patlıcanın, Orta Asya'dan geldiği sanılmaktadır. Beyaz patlıcan fazla ilgi
görmez. Kemer patlıcanı, düzgün siyah ve parlak olanıdır. Bu patlıcanın
çekirdeği azdır. Bu tip patlıcan, salata veya beğendi için idealdir.
Bostan patlıcanı genelde tombul ve bol suludur. Patlıcan oturtma ve
musakkada kullanılır.
Hazırlanışı : Patlıcanı doğradığınız zaman üzerine bolca tuz ve az su
serpiştirin, 15 dk. beklettikten sonra yıkayın ve suyunu süzdürdükten
sonra kullanın. Bu işlem, renginin kararmasını önlediği gibi, az yağ
çekmesini de sağlar.
Pişirilme Hususları : Patlıcan genellikle yağda kızartılarak tüketilir.
Patlıcan soğuk yağa atılırsa yağı çok çeker ve ağır olur. Çok kirli yağda
kızartılırsa hazım zorluğu, mide rahatsızlığı yapar. Çok yağda
kızartılırsa egzama ve kaşıntı meydana getirir. Daha çok yağda
kızartılarak hazırlanan patlıcan yemeklerinin ağır olmasını enlemek için
bazı değişiklikler yapılmaktadır, imambayıldı, karnıyarık yapılırken çok
yağ çektiği için iç malzemesinin yağı azaltılır ve yağın yanamasına önem
verilir. Örneğin; imambayıldı yaparken, patlıcanı sıcak suda haşlayıp
dol-durursanız daha hafif bir yemek olur.
Patlıcan pişirirken;
• Patlıcanları temiz yağda kızartırsanız, görünümü güzel ve hazmı kolay
olur.
• Karnıyarık ve imambayıldı yapılacak olan patlıcana bıçağın ucunu
batırırsanız, kızgın yağı içine çekerek çabuk pişer.
• Doğranan ve soyulan patlıcanların üzerine tuz ve su serpiştirilip bir
müddet bekletip yıkarsanız acılaşmayı önler.
• Karnıyarık, çöp kebabı, imambayıldı için patlıcanın saplarını soymanız
daha güzel bîr görünüm oluşturur.
• Patlıcan salatası veya hünkarbeğendi yapacaksanız patlıcanları kömürde
pişirin, daha lezzetli olur. Mangal kömürü olmadığı zaman plaka üzerinde
ve yağda pişirin.
• Patlıcanları soğuk yağda kızartmayın. Patlıcanları kızartacağınız yağın
kızgın olmasına önem verin.
Not: Patlıcan yemeğini sevenler için:
• Patlıcanın yağında cimri olun, • Soğanında ve domatesinde cömert olun, •
Temiz yağ kullanın ki sağlıklı olun • Tuzunda, biberinde kararlı olun •
İslim kebabının yanına biraz pilav koyun • Yerken sabırlı olun.
Patlıcandan Yapılan Yemekler
• Patlıcan hünkarbeğendi kebap • Patlıcan islim kebabı • Patlıcan Beykoz
kebabı (beyinli) • Patlıcan saksı kebabı • Patlıcan çöp kebabı • Patlıcan
saray kebabı • Patlıcan hırsız kebabı • Patlıcan silme kebabı • Patlıcan
oturtma kebabı • Patlıcan kuzu güveç • Patlıcan dana güveç • Patlıcan
türlü güveç • Patlıcan yoğurtlu güveç • Patlıcan halep işi kebap •
Patlıcan bastı kebap • Patlıcan karnıyarık • Patlıcan karnıyarık
(mercimekli) • Patlıcan karnıyank (nohutlu, mercimekli) • Patlıcan
karnıyarık (beşamelli gratine) • Patlıcan ekşili • Patlıcan etli •
Patlıcan sarması • Patlıcan pirzola • Patlıcan musakka • Patlıcan gratenli
• Patlıcan saray köftesi • Patlıcan piliç Yalova • Patlıcan hünkarbeğendi
kızartma • Patlıcan dolması • Patlıcan karyesi • Patlıcan mercimekli
(kıymalı dolma) • Patlıcan mücver • Patlıcan Ali nazik • Patlıcan İskender
kebabı
Zeytinyağlı Patlıcan Yemekleri
• Patlıcan imambayıldı • Patlıcan tava • Patlıcan pilaki • Patlıcan dolma
• Patlıcan pilav Patlıcan tattı
Patlıcanlı Salatalar
• Patlıcan salata • Patlıcan meyhane usulü • Patlıcan barbunya fasulyeli •
Patlıcan ezme salatası • Patlıcan turşusu • Patlıcan sirkeli salatası •
Patlıcan küllemesi cevizli salatası
Patlıcanlı Börek ve Pilavlar
• Patlıcanlı börek• Patlıcan böreği • Patlıcan beğendili börek • Patlıcan
ekmek • Patlıcan pizza • Patlıcan tart • Patlıcan pilav • Patlıcan pane •
Patlıcan makarna • Patlıcan sandviç • Patlıcan sandalı • Patlıcan kıymalı
pilavı • Patlıcan paçası • Patlıcan sufle Patlıcan tatlısı • Patlıcan
reçeli • Patlıcan baba ganuş
HAVUÇ
Havuç, dünyaca tanınan sebzelerdendir. Sarı ve beyaz olmak üzere iki
çeşittir. Havuç, sebzeler içinde en önemli vitamin kaynaklarından biridir.
Bilhassa A, B, C vitaminleri içerir. En fazla göz sağlığına faydalı olan
havuç, çiğ yendiğinde, vitamininden daha çok istifade edilmiş olur.
Midenin dostu, çocukların maması, salataların süsüdür. Havuç renk
bakımından canlılığını pişirildiğinde bile kaybetmediğinden dolayı pek çok
yemeğin içinde veya yanında sunulmaktadır. Aynı zamanda öteden beri
salataların süsü olmuştur. Anadolumuzun pek çok yöresinde, tarladan
çıkarılıp yıkanan havuç, bir meze gibi yenilir.
Havucun Kullanıldığı Alanlar
• Çorba • Haşlama • Salata • Püre • Kızartma • Buğulama • Söğüş • Turşu •
Yemekler
ISIRGAN OTU
Türkiye'nin her yerinde nisan, mayıs, ağustos aylarında, bilhassa gölgelik
ve viranelik yerlerde yetişen, 30 cm. ilâ 1 m. boyunda, çenekli, otsu bir
bitkidir. Gövdesi, dikdörtgenimsi bitki tabanından itibaren dallanmıştır.
Özerinde yakıcı tüyleri bulunur, Isırgan otu, ele naylon torba veya
eldiven geçirilerek toplanır.
Yemek yapılması için ısırgan otunun filizleri ve yeşil yapraklan toplanır.
Bol suda haşlanıp suyu alındıktan sonra istenilen yemek yapılır. Bilhassa
Türkiye'nin her yöresinde ayrı yemek çeşidi yapılır. Benim köyümde ısırgan
toplanıp, satırla çok ince kıyılır; biraz un ve kepek karıştırılıp, yeni
doğan hindi yavrularına yedirilirdi. Bunun amacı, bacaklarının güçlü
olmasını sağlamak idi. Bir de annelerimiz ısırgan otlarını toplar,
pirinçli ve sütlü ısırgan yemeği yapardı ve çok severek yerdik. Ben de bu
ottan ısırgan salatası yaptım. 1970yılında, başında "ısırgan salatası
sarımsaklı yoğurtlu soslu" diye yer aldı.
Ege yöresinde ise ısırgan böreği pek rağbet görür. Kitaplarda ısırgan
orundan pek çok ilâcın yapıldığı belirtilmektedir. Anadolu'da daha çok.
ısırgan yemeğinin akciğer ve mideyi temizlediği bilinir, keza eskiden beri
romatizma ve siyatik tedavisinde kullanılır. Bugün ısırgan otu şehir
pazarlarında da satılmaktadır.
Isırgan Otundan Yapılan Yemekler
• Isırganlı çayır böreği • Isırgan salatası (yoğurtlu) • Isırgan sütlüsü •
Isırgan bastısı
ENGİNAR
Enginar, Marmara ve Ege bölgesinde özel bahçelerde yetiştirilir. 50 ilâ
100 cm. boyunda, killi ve nemli toprağı seven, kökü yıllarca yaşayan,
dikenli bir bitkidir. Gövdesi dik, kuvvetli ve sen. yapraklan ise sapsız
ve uzundur. En makbul enginar İzmir' de yetiştirilendir. Çünkü bu yörenin
enginarı çabuk gelişir, çok körpe ve başı büyük olur. Enginar şu anda
Türkiye'de her mevsim bulunmaktaysa da enginarın başlangıcı nisan, mayıs
ve haziran aylandır. Enginarın her çeşidi Ege ve Marmara bölgesinde, en
çok bezelye ile pişirilerek yenmektedir. Enginar Avrupa'da iki şekilde
tüketilir. Küçük, çok körpe enginarlar haşlanıp konserve yapılır ve bunlar
salata veya garnitür olarak kullanılır. Diğer kullanımı ise, normal
enginar çiçeğinin altından ve çiçek uç yapraklarından kesilip her İki
tarafına tranş limon bağlanarak tuzlu, limonlu suda pişirilmesidir. Ilık
veya soğuk olarak yapraklan koparılıp, sirkeli sosun içine batırılır ve
emerek yenir.
Türkiye'de ise enginar en çok zeytinyağlı olarak yenir. Bu şekilde
besleyici, hafif ve lezzetlidir. Bitkinin sebze olarak kullanılan
kısımları çiçek tablası ile taze yapraklan ve kökleridir, Yapılan
araştırmalara göre. taze yaprak ve köklerden yapılan hülâsadan hazırlanan
çay, safra anına ve İdrar söktürücü etki gösterdiği gibi karaciğer
hastalıklarına da iyi gelmekledir. Kanda kolestrolü azaltır. Ateş düşürücü
ve iştah açıcı nitelikleri olduğu bilinmekledir. Bugün Avrupa'da
enginardan vermut türünde İçki de yapılmaktadır.
Hazırlanışı: Enginarın topuz biçimindeki çiçeğinin dış kabuklan
ayıklanır, sapa doğru 5 cm' den uçlan kesilip içindeki çiçek talaşı
çıkartılır. Limonlu, tuzlu suya konur. Saplan soyulduktan sonra çiğ olarak
yenilirse de pişirilip yenmesi daha iyidir. Enginar ayıklanırken kopan
yapraklarının üzerine tuz, limon sürülürse kararmaz. Ayıklama esnasında
ellerin boyanmaması ve kararmaması için eldiven giyilmeli veya eller
limonlanmalıdır.
Pişiriliş Özellikleri: Saplar ve baslar beraberce zeytinyağlı
olarak pişer ve giriş yemeği olarak sunulur. Taze enginarın sapı
üzerindeki çiçek kısmı, yanında parizyen kaşığı ile hazırlanmış
garnitürler - yani arpacık soğan, patates. havuç, yeşil bezelye, taze
dereotu ile servis yapıldığı zaman tabakta bir tablo gibidir. Bir de tadı
tuzu ile lezzetini bulduğunda, deymeyin bu yemeğin keyfine...
Zeytinyağlı enginarda arpacık soğanı kullanırsanız soğanlar dağılmaz ve
yemek daha lezzetli olur. Zeytinyağlı enginarı pişirirken yağlı et suyu
kullanılırsa lezzeti artar. Enginarın tüm malzemesini koyduktan sonra
üzerine yağlı kâğıt ve kapak kapatırsanız hem çabuk pişer hem de dağılmaz.
Zeytinyağlı enginarı soğuturken hava ile temas ettirmeyin, çünkü rengi
siyahlaşır.
Enginardan Yapılan Yemekler
• Zeytinyağlı enginar • Zeytinyağlı enginar dolması • Enginarlı pilav •
Etli enginar dolması • Enginar etli terbiyeli • Enginar kuzu saksı kebabı
• Enginarlı mantar dolması • Enginarlı kuzu yahnisi • Enginar çorbası •
Enginar sade yağlı • Enginar tavuklu • Enginar bastı • Enginar kuzu etli
Enginar dolması • Enginar oturtması (beşamelli) • Baklalı enginar •
Yumurtalı enginar • Enginar haşlama (sirke soslu) • Enginar musakkası •
Enginar salatası
PAZI
Şeker pancarı ailesindendir. Yapraklan büyük bir sebze olup ıspanağa fok
benzer. Sindirimi kolay ve bol vitaminlidir. Demet olarak satılmakladır.
Etli. zeytinyağlı ve balıklı dolması yapılabilir
Hazırlanışı; Bu yapraklar dolma yapılacaksa yaprakların başladığı yerden
kesilir ve bol suya konup süzgece çıkartılır,
Pişiriliş Özellikleri: Pazı yaprağından yapılan dolmanın görünümü daha
güzel, yaprağı daha yumuşa olur. Dolma için, yapraklar tencerede
üzerlerini kapatacak kadar su ile kaynatılır, içine yarım limon sıkılıp ,
3 dk. kaynattıktan sonra soğuk suyun altına tutulur. Hafiften sıkılarak
süzgece çıkartılır. Yapraklar tek tek İstenilen dolma içi ile sarılır.
Yapraklardan veya saplardan yemek yapılması İçin, bir santim uzunluğunda
doğranır, 5 dk. bol suda bekletilir ve yıkanıp süzgece çıkartılır,
istenirse haşlanıp yemek yapılır, İstenirse haşlanmadan pişirilir. Haşlama
yapılmadan pişen yemek, vitamin bakımından daha değerlidir, ama suyu biraz
mat ve ekşimsi olur.
Pazıdan Yapılan Yemekler
• Pazı dolması • Kuzu etli pazı dolması • Zeytinyağlı pazı dolması •
Yumurtalı pazı kavurması • Pazı haşlama (kıymalı, pirinçli) • Pazı kökü
haşlaması • Pazılı balık dolması
EBEGÜMECİ
Ebegümeci, yurdumuzun her yerinde yetişen bir bitkidir. Mayıs, haziran,
eylül ayları arasında çiçek açan, yol kenarlarında, viraneliklerde,
tarlalarda ve ekilmiş topraklarda yabani olarak çok bulunan, 20-70 cm.
yüksekliğinde tüylü, otsu bir bitkidir. Antalya yöresinde daha bol ve
geniş yapraklı olarak yetişir, hatta bu yörelerde yaprağından dolma
yapıldığı söylenir. Vatanı Asya ve Avrupa'dır. Bitkinin gövdesi yatık veya
dik olabilir. Yapraklan uzun, sapı yuvarlak ve tüylüdür, çiçekleri pembe
veya leylak rengini andırır, yapraklarının arasında bir iki tane açar.
Ebegümeci iki cinstir.- Yol kenarlarında olanlar 3'abanidir, yapraklan
küçüktür, kökü kuvvetli ve biraz ekşidir. Bostanlarda çıkanlar ise
büyüktür ve ekşi değildir.
Bitkinin kullanılan tasımlan yapraklan ve çiçekleridir. Toplanıp gölgede
kurutulur. Yumuşatıcı etkisinden dolayı, çay haline getirilerek öksürük,
bronşit ve ses kısıklığında kullanılır. Tohumlan kaynatılıp içildiğinde
kan dengesini sağladığı ve daha birçok hastalığa iyi geldiği söylenir.
Bazı yörelerde yapraklan yemek yapılarak yenir, çok güzel ve hafif bir
yemeği olur.
Hazırlanışı: Ebegümeci yapraklan bol suda yıkanıp çalkalanır. Ispanak gibi
suda haşlanarak süzülür. Bıçakla doğranıp çeşitli yemekler yapılır.
Ebegümeci yaprağını yıkayarak haşlamadan kıyıp yemek yaparsanız, tadı
biraz buruk olsa da vitamin değeri yüksek olur.
Ebegümecinden Yapılan Yemekler
• Ebegümeci kuzu etli bastı • Ebegümeci kıymalı, pirinçli • Ebegümeci
yoğurtlu salata • Ebegümeci kavurmalı, yumurtalı • Ebegümeci bastı •
Ebegümeci bamyalı • Ebegümeci sütlü, pirinçli • Ebegümeci etli, domatesli
YER ELMASI
Turp, şalgamgiller ailesinden olup, toprak altında yetişen, şalgam gibi
düzgün yüzeyli olmayıp, girintili çıkıntılı, dışı kahverengi, içi beyaz
bir sebze çeşididir. Halk arasında fazla ilgi görmeyen bir sebze türüdür.
En geçerli yemeği zeytinyağlıdır.
Hazırlanışı: Kabukları soyulup istenilen yemek çeşidine göre bıçakla
doğranır ve suya konulur. Suyu süzüldükten sonra kullanıma hazırdır.
Yer Elmasından Yapılan Yemekler
• Yer elması bastı • Yer elması kuzu etli • Yer elması kıymalı pirinçli •
Zeytinyağlı yer elması
Not : İstenirse zeytinyağlı pişirildiğinde pirinç konulur.
TAZE FASULYE
Taze fasulye, yaz mevsiminin başlangıcını gösterir. Halk tarafından çok
tüketilen ve aşçıların yemek yapmalarını kolaylaştıran bir sebze türüdür.
Türkiye'de hemen her bölgede yetişir. Tropikal ve subtropikal bölgelerde
yetişen eski ve önemli bir sebzedir. Vatanı Güney Amerika'dır. Amerika'da
yetişen 200 kadar cinsi vardır. Bütün dünyada yayılmıştır ve çok
tüketilmektedir. Fasulye, tırmanıcı bir bitkidir, üçlü yapraklan,
çiçekleri ve meyvesi ile bezelyenin bir benzeridir.
Fasulye, Türkiye'de sırık fasulye, çalı fasulye, barbunya, ayşe kadın
fasulyesi, yer fasulyesi, şeker, boncuk, horoz fasulye gibi isimler alır.
Fasulyenin körpesi kılçıksız ve çok lezzetli olur. Kuru fasulye de taze
fasulyeden elde edilir. Türkiye' de bilinen yaklaşık 14 tip yeşil fasulye
vardır. Yılda iki kez yetişeni ve en lezzetli olanı çalı ve boncuk
fasulyesidir.
Türkiye'de ilerleyen seracılık, her mevsim fasulye bulmayı olası
kılmıştır. Soya fasulyesi, Çin ve Japonya' da geniş olarak tarımı yapılan
besindir. Protein ve yağ bakımından zengindir. B ve E vitaminleri içerir.
Kavrulmuş tanesi ise kahve lezzetini andırır. Soya fasulyesi şu anda
Çukurova ve Ordu bölgesinde yetiştirilmektedir. Son yıllarda soya yağı da
üretilmeye başlanmıştır.
Hazırlanışı: Taze fasulyenin saplan bıçakla tam ortadan kesilmeden ayrılıp
hafif çekilerek kılçığı alınır. Diğer yanın da kılçığı kesilir. Kılçıksız
veya körpe fasulyede kılçık yoktur. Yalnız uçları kesilip bol suya konulup
5 dk. bekletildikten sonra birkaç su değişimi ile süzgece
çıkarabilirsiniz. Yeşil taze fasulye 30 ile 45 dk, arasında pişer.
Renginin yeşil kalması için soda ve benzeri madden vitamin kaybı göz önüne
alınarak kullanılmamalıdır.
Kullanılan taze fasulye çeşitlerinden elde edilen kuru fasulye
çeşitleri:
• Çalı fasulyesi Dermason • Ayşe fasulye (boncuk) Horoz • Ayşe fasulye
(yer) • Şeker fasulye • Barbunya • Kara göbekli • Börülce
Taze Fasulye Çeşitleri
• Ayşe fasulye • Ayşe fasulye (boncuk) • Ayşe fasulye (yer) • Ayşe fasulye
(barbunya yeşili) • Ayşe fasulye (çalı) • Ayşe fasulye (börülce)
Taze Fasulyeden Yapılan Yemekler
• Ayşe fasulye kuzu etli • Ayşe fasulye kıymalı • Ayşe fasulye kuşane •
Ayşe fasulye zeytinyağlı • Ayşe fasulye salara • Ayşe fasulye turşusu •
Ayşe fasulye sote • Çalı fasulye zeytinyağlı • Çalı fasulye etli • Çalı
fasulye kıymalı • Çalı fasulye salatası • Börülce sote • Börülce yumurtalı
kavurma • Börülce salata • Börülce turşusu• Börülce mimoza salatası
Fasulyenin Kullanıldığı Sebze Yemekleri
• Karışık kuzu etli mevsim türlüsü • Karışık kuzu etli türlü güveç •
Karışık kuzu etli kış türlüsü • Karışık kış türlüsü gratine • Karışık sade
yağlı türlü • Karışık zeytinyağlı sebze
MANTAR
19. asrın sonlarına kadar tüm dünya mutfaklarında tabiî mantarlardan
istifade edilirdi. O tarihten sonra ise özel yetiştirilen mantarlar ilgi
görmeye başladı. 1966 yılına kadar Türkiye'de de doğal olarak yetişen
mantarlar kullanılırdı. Köylüler topladıkları mantarı satarlardı. 1967-68
yıllan arasında Amerika'da ihtisas yapmış bir uzman tarafından getirilen
teknoloji sayesinde Türkiye'de kültür mantarları yetiştirilmeye başlandı.
Dolayısıyla mantarın kullanım alanı da arttı. Kültür mantarlarına benim
yöremde "içi kızıl" adı verilir. Kültür mantarlarının en makbulü, kafa
kısmı kapalı olanıdır. Kafa kısmı büyük mantarlar pişme sırasında
kararırlar.
Kır mantarı Türkiye'de çok yetiştirilmektedir. Ancak mantardan iyi anlamak
gerekir. Çünkü çok sayıda mantar türü vardır ve bunların bir kısmı
gerçekten hayatî tehlikeler yaratabilecek kadar zehirlidirler. Zehirli
mantarı tanımak kolay değildir. Eğer yeterince tanımıyorsanız
yememelisiniz. Bolu yöresinde kanlıca, kedi kuşu ve mıhlıca adı verilen
yabani mantar çeşitleri çok yenir. Dünyanın en kıymetli mantarı ise-Türf
ve Morhıl' dır. Türf, toprak altında patates gibi yetişir, siyah
renklidir. Kaz ciğerinin içinde ve dekorasyonda kullanılır. Morhıl ise
siyah sünger gibi çam ağacının dibinde 10-15 cm. büyüklüğünde yetişir.
Kendisine has özel bir kokusu vardır.
Pişiriliş Hususları: Mantar, uzun sapları kesilip bol su içinde 15 dakika
bırakıldıktan sonra süzgece çıkartılır, 1 kg. mantara; 2 lt. su, bir adet
limon suyu, 2 çorba kaşığı tuz koyup kaynatarak 5 dakika pişirebilirsiniz.
Pişmiş mantarı cam kaplarda buzdolabında muhafaza edebilirsiniz. Çiğ
mantarı i-se naylon ya da plastik torbalarda üzeri kapalı olarak 5
derecede soğuk dolapta saklayabilirsiniz. Mantar sıcak yerde bırakılırsa
kendi kendine büyür ve rengi siyahlasın Naylon torbaya koyup derin
dondurucularda saklayabilirsiniz.
Doğal Olarak Yetişen Mantar Türleri
• Meşelik • Çamlık kanlıcası • Ayıca köşkü • Döbelen • Tel tellice • Kedi
kurusu • Sümüklüce=kökükalın • Moziy • Kavak (Sapı uzun) • Mıhlıca • Mal
madın • İçi kızıl • Cincile • Kuzu göbeği • Siyah mantar (Tüf)
Mantardan Yapılan Yemekler
• Mantar çorbası • Mantar sosu • Mantar sote • Mantar bastı • Mantar
fırında • Mantar ızgara • Mantar haşlama • Mantar salata • Mantar turşusu
• Mantar mantısı • Mantar omlet • Mantar piliç salatası • Mantar domatesli
• Mantar piza • Mantar bezelye • Mantar börek • Mantar ekmek • Mantar
piliç yahnisi • Mantar gratine • Mantar biftek • Mantarlı kekikli kaygana
• Mantar kuzu sote • Mantar yumurtalı • Mantar tatlısı • Mantar dolması •
Mantar pane • Ispanaklı gratine • Mantar ograten
BAKLA
Baklagiller fâmilyasındandır. Türkiye'nin her yöresinde yetiştirilen,
yıllık bir bitkidir. Gövdesi köşeli, içi boştur. Koyu yeşil yaprakları
vardır. Bezelye çiçeklerine benzeyen çiçekler açar. Meyvesi, tohum aralan
bölmeli, dolgun bir kapak biçimindedir. Kabuğu taze iken yeşildir ve
tazesi fiştik gibi yenir. Olgunlaştıkça sertleşir, rengi de esmere döner.
Kabuğunun dışı kadife gibi tüylüdür, uzunluğu 4-14 cm., genişliği 1.5 ile
2 cm. arasında değişir. Bakla, kazık köklü bir bitkidir. Toprak altına
olduğu kadar yukarıya doğru da uzar. Yemeklik baklanın sakız baklası ve
hayvan baklası gibi, 2 çeşidi vardır. Taze olarak yenenlerin başında,
sakız baklası gelmektedir. En çok bakla yetiştiren illerimiz, Balıkesir,
Manisa, Çanakkale ve Bursa'dır. Yıllık üretimimiz 85.000 tondur. Baklayı
en çok yetiştiren ve tüketen ülkeler cin ve Mısır'dır.
1974 yılında Kahire Sheraton' da çalışırken, Mısır' lıların her köşe
başında bir bakla kazanı ve uzun sopası vardı. Baklayı yuvarlak pide ya da
tepsi ekmeğinin arasına koyarak satarlardı ve büyük ilgi görürdü. Bizim
ülkemizdeki, döner ekmeğinin bir benzeridir. Mısırlılar kendi aralarında
şöyle şaka yaparlar " Her gün bakla yiyen adamın kafası çalışmaz".
Hazırlanışı: Taze balda ayıklarken, tuz, un ve limonlu suyun içine uçları
kesilerek ipliği çekilip atılır. Pişirileceği zaman süzdürülür. Taze iç
baklayı ayıklarken, kabuğundan ayrılmış olan baklalar tekrar bıçak ucu ile
çizilir, içteki özü kabardıktan sonra, pişirilir. Kuru bakla ise en az 6
saat önceden suda ıslatılarak kabarmaya bırakılır. Kabaran bakla, bazı
yemeklerde kabuklan çıkarılarak veya kabuğu ile pişirilir ve yine
makineden geçirilirler. Sert kabuklan dışarıda kalır.
Baklanın her yemeğine bol soğan, dereotu, zeytinyağı yakışır. Kuru ve Taze
Bakladan Yapılan Yemekler
• Çorba • Kuzu etli • Bakla fava
BAMYA
Asıl vatanı, Asya ve Afrika'dır. Otsu bir bitkidir. Türkiye'de hemen her
bölgede yetişir. Bamya mavi çiçekler açar ve bir metreye yakın uzun boylu
meyvesi ile beş bölümlüdür, içindeki bölümlerde yuvarlak ve sert, koyu
yeşil tohumlar bulunur. Türkiye'de yetiştirilen bamya çeşitlerine sultani
denir ve bu cins bamya Balıkesir ile Amasya bölgelerinde yetişir. Sultani
bamyalardan Balıkesir bamyası iridir ve daha çok taze iken yenir. Amasya
bamyası ise çiçek açar açmaz toplanır, ipe dizilerek kurutulur. Buna
"Çiçek bamyası" adı verilir. Diğer bamyalar da ipe dizilerek kuru-tulurlarsa
da çiçek bamyası kadar ilgi görmez.
Çiçek bamyası, bir iki günlükken toplanır, sapa yakın yerden kesilir,
yıkanıp sirkeli veya limonlu su ile haşlanıp arzuya göre kullanılır.
Sultani ve Balıkesir gibi bamyalar sol elin baş parmağı ve işaret parmağı
arasında döndürülerek, sağ elde tutulan bıçakla cin şapkası gibi kesilir.
Kesilen bamyalar yıkanıp kaynayan sirkeli veya limonlu su içinde haşlanıp
süzülür. Sirke ve limon suyu, bamyanın Balyalanmamasını sağlar.
Bamyadan Yapılan Yemekler
• Bamya etli • Bamya kıymalı • Bamya tavuklu • Bamya piliçli güveçte •
Bamya güveçte terbiyeli • Bamya bastı • Bamya pîliçli • Bamya zeytinyağlı
KABAK
Kabak, Türkiye'de çok yetiştirilen ve çeşitli yemeği yapılan kış
sebzesidir. Meyveleri sebze olarak yenen otsu bitkidir. 15. yüzyılda
Amerika'dan geldiği sanılmaktadır. Ka aklann içlerinde cinslerine göre az
veya çok miktarda şekerli maddeler vardır. Bu bakımdan kabak, besinler
arasında önemli bir yer alır. Karadeniz' in Ordu yöresinde gerdeğe giren
damatla geline, "Araları tatlı olsun" diye kabak tatlısı verilir. Hatta
muziplik olsun diye bir öykü de , anlatılır. Ordu' da bir damat gerdeği
girmeden önce kabak tatlısını yemek ister, ama damattan tatlıyı
kaçırırlar. Kabak tatlısını çok seven damat da " Kabağı kim yediyse
gerdeğe o girsin" der.
Hasta ve yaşlılar için ideal ve hazmı kolay bir besindir. Beyaz etli,
makbul kabak cinsi 20-30 cm. uzunluğundadır. Yemeği yapılan kabak cinsi
beyaz kabaktır. Yeşil kabuklu, beyaz kabuklu ya da siyahı andıran ve "girit
kabağı" adı verilen türleri vardır.
Asma kabağı, sakız kabağı cinsindendir. 7-10 cm. çapında, 60-70 cm.
uzunluğundadır. Yemeği yapılan kabak cinsi beyaz kabaktır.
Helvacı kabağı büyük, sert, kalın kabukludur. Yazın çok sıcakta
kaldığından kemikleşmiştir. Pişmişi daha lezzetli olur. Kışın da şiddetli
soğuklara karşı dayanıklıdır. Kırmızı etlidir, tatlı için kullanılanların
başında gelir.
Kestane kabağı sert, kabukların sarıya ba kan kabak türüdür. Çok sert
olmasına karşın piştikten sonra kabuğu zar gibi çıkar. Kırmızı etli
kısmında şekerli, nişastalı gıda maddeleri bulunur. Hem tatlısı, hem
yemeği yapılır.
Bal kabağı, kestane kabağının bir çeşididir. Türkiye'de bu kabakların 30 -
40 kg ağırlığında gelenleri de vardır. En çok Marmara Bölgesi'nde
yetiştirilir.
Su kabağı, asma kabağı gibi ağaca sarılarak yetişir. Tahta ya da taşa
oturtulup testi şeklini alır. Kuruduktan sonra içini boşaltıp su, sirke,
pekmez gibi sıvı şeyleri saklamada kullanılır. Çünkü kabuğu çok serttir.
Kara kabak ise kemikli kabaktır, çekirdeğinin lezzeti güzeldir.
Sakız Kabağı İle Yapılan Yemekler
• Sakız kabağı çorbası • Sakız kabağı dolması • Sakız kabağı kuzu eti •
Sakız kabağı kıymalı pirinçli • Sakız kabağı bastısı • Sakız kabağı
tavuklu kalye • Sakız kabağı beyinli kalye • Sakız kabağı domatesli kalye
• Sakız kabağı zeytinyağlı imam bayıldı • Sakız kabağı karnıyarık • Sakız
kabağı kızartma • Sakız kabağı köftesi • Sakız kabağı tava • Sakız kabağı
pane • Sakız kabağı mücver • Sakız kabağı sote • Sakız kabağı sote
mantarlı • Sakız kabağı oturtma • Sakız kabağı musakka • Sakız kabağı
musakka beşamel graten • Sakız kabağı musakka peynirli ograten • Sakız
kabağı karnıyarık graten • Sakız kabağı piliçli graten • Sakız kabağı
haşlama • Sakız kabağı salata
Bal Kabağından Yapılan
Yemekler
• Bal kabağı çorbası • Bal kabağı tatlısı • Bal kabağı dolması • Bal
kabağı kıymalı yoğurtlu
TAZE BİBER
Biber, Türkiye'de soğuk olmayan yörelerde yetişir. Patlıcangiller
ailesindendir. Çekirdekten yetiştirilir sonra fidanlar hâlinde dikilir.
Bir metreye yakın uzayan, muhtelif şekillerde, renkte ve tatta meyveleri
bulunan bir sebze çeşididir. Kahramanmaraş, Gaziantep gibi Güneydoğu
illerinde tarla ziraatı şeklinde bol miktarda üretilir. Akdeniz, Ege ve
Marmara Bölgesi ovalan da ziraat yapılmaya elverişli olup gereksinimi
karşılayacak kadar biber yetiştirilir. Türkiye'de uzun, ince, sarı,
kırmızı , yeşil dolmalık gibi çeşitleri tanınmış olup, en fazla bu
çeşitleri yetiştirilir. Uzun kırmızı biberin en acı olanı cuşka (Arnavut
biberi) dövülerek acı pul biber meydana getirilir. Tatlı kırmızı biberi
döverseniz tatlı pul biberi elde edersiniz. Türkiye'de karabiber
yetişmemektedir. Ama bugün Türkiye'nin seracılık üretiminden dolayı her
mevsimde diğer biber çeşitleri bulunmaktadır. Dolmalarda, salatalarda,
yemeklerde, soslarda, kızartmalarda, turşularda çok sık olarak tüketilir.
Tüm biber çeşidinin kurusu yapılır. Kırmızı dolma biberden salça yapılır.
Kırmızı biberin kurusundan da dövme, pul biberi elde edilir.
Dolmalık biberler: Yeşil, san, kırmızı (salça biberidir) tiplerinde
olabilir.
Sivri biber: Yeşil, kırmızı (acı pul biber yapılır) tiplerinde olabilir.
Çarliston biberi: Kırmızı (Pul biber yapılır) olur.
Acı biber: Acılı cuşka biberidir.
Süs biberi: Tatlı, yuvarlak cuşka biberidir.
Biberden Yapılan Yemekler
• Biber dolması etli • Biber dolması zeytinyağlı • Biber dolması
zeytinyağlı, sirkeli • Biber-salatası yoğurtlu sarımsaklı • Biber tavası
Biber turşusu Biber kızartması
DOMATES
Domatesin ana vatanı Peru, Ekvator ve Bolivya'dır. Kristof Kolomp,
Amerika' ya ayak basmadan önce de bazı domates cinsleri yetiştiriliyordu
ama domates tohumları, Amerika'nın keşfinden sonra, Güney Amerika' dan
İspanyollar tarafından Avrupa'ya getirildi ve birçok ülkede yetiştirilmeye
başlandı.
Domates, vitamini bol, besleyici, kan yapıcı bir sebzedir, 150 kadar
çeşidi vardır. Domates, otsu bir bitkidir, sarı çiçekleri vardır.
Meyveleri önceleri yeşilken, olgunlaştıkça kızarır ve yumuşar. Mayhoş bir
lezzeti vardır. İçinde bol miktarda C ve A vitamini bulunur. Domates taze
olarak, salata yapılarak veya yemeklerde pişirilerek kullanılır. Birçok
yemeğin lezzetini, içine katılan domates verir. Yazdan salçası ve
konservesi yapılır, kışın kullanılmak üzere saklanır. İçmek veya bazı
yemeklerde kullanmak üzere de domates suyu çıkartılır. Yeşil domatesin de
yemeği olmakla birlikte, özellikle turşusu rağbet görür. Eskiden aşçılar
arasında şöyle bir söz vardır; "Domatesin ve patlıcanın bollaştığı zaman
aşçılık kolaylaşır" derler.
Türkiye'de de başta sivri, dilimli ve yuvarlak olmak üzere birçok domates
türü yetiştirilir. "Yer domatesi" veya "kır domatesi" olarak adlandırılan
domates çeşidi dilimli olur ve çok lezzetlidir. Çekirdeği bol olduğundan
salça yapımında kullandır. Sırık domatesi, daha iri taneli ve serttir.
Bunun için daha çok salatalarda kullanılır. İtalyan tipi olarak bilinen
salçalık domates de çok kullandığımız domates çeşitleri arasında
sayılabilir. Türk Mutfağı'nda soğandan sonra en çok kullanılan sebze
domatestir. Domates, gerektiğinde yemekte, gerektiğinde garnitür,
gerektiğinde sıcak, gerektiğinde soğuk kullanılır.
Domatesin Kullanıldığı Alanlar
• Domates püresi konsantre • Domates suyu taze ve konserve • Domates sosu
taze ve konserve • Domates ketçap taze ve konserve • Domates doğranmış
taze ve konserve • Domates püresi • Domates salçası • Domates sosu
Domatesle Yapılan Yemekler
• Domates etli • Domates zeytinyağlı • Domates çorbalar (çeşidi boldur) •
Domates salata (çeşidi boldur) • Domates dolması (etli) • Domates dolması
(zeytinyağlı) • Domates firında • Domates tatlısı
Yeşil Domatesten Yapılan Yemekler
• Yeşil domates dolması • Yeşil domates kalyesi • Yeşil domates (pirinçli)
• Yeşil domates turşusu
•••