BİLMEK ve ÖĞRENMEK ÜZERİNE
Yazan : AYDIN YILMAZ
Bilgi, her şeyin temeli, tüm yaratıcılığın da hamuru. Bilmeden,
diğerlerinin yaptıklarını öğrenmeden yeni bir şeyler yapmak ve yaratmak
çok zordur.
Ben Bilirim Hastalığı
Öğrenmek bir sonsuz çaba. "Hangi konu olursa olsun biliyorum" demek çok
zor. Çünkü ne zaman biliyorum deseniz, bilmediğiniz bir şey muhakkak var.
îddialı bir biçimde "Ben artık biliyorum, öğrenecek bir şeyim kalmadı"
diyen kişi astında bilgi sözcüğünü çok dar tutuyor demektir. Bu, "Ben
bilirim" hastalığının getirdiği bir yanılgıdır. Bu tür insanlar dar bilgi
setleri içine kendilerini hapsederler. Sayısız odaları olan bir binbir
gece sarayının bir odasını görüp, kendilerini bu odaya kapatan, dışarıyla
ilişkisini kesip "Ben bu sarayı biliyorum" diyen masal kahramanı
gibidirler. Bilmek var, öğrenmek var.
Bilmenin dereceleri vardır. Birisi, "Ben bunu biliyorum" derse, "Ne
biliyorsun, ne kadar biliyorsun?" diye sormak gerekir. "Ben bilirim" diye
övünenler, aslında bilgisi en sığ olanlardır. Bilginin derinliklerine
dalanlar alçakgönüllüdürler. En tehlikeliler, yarım bilgililerdir. Bunlar
bildiklerini sanırlar. Yarı pişmiş bilgi, yarı pişmiş ekmek gibidir. Yarı
pişmiş ekmek, yan hamurdur... Mideye oturur. Yan pişmiş bilgi de beyne
oturur. Oturmakla da kalmaz, kişiye olmadık işler yaptırır. Çevrenize
bakın, bir yığın çiğler olduğunu göreceksiniz.
Bilgi ve Öğrenmek
Bilmek hoş bir duygudur. Bilmek, bilgiye sahip olmak bir ulu zenginliktir.
Bilgi mülkiyeti insana güven verir, insan tüm duyularını ve zihnini açık
tutmasını bildiği sürece, bu dünyada öğreneceği çok şey vardır... Bu
değişen dünyada öğrenilecek bilgilerin içeriği sürekli artmaktadır. Sadece
işinde başarılı olmak isteyen kişi değil, işini elinde tutmak isteyenler,
sürekli yeni şeyler öğrenmek zorundadır, işe almalarda ölçüt "Kişi ne
biliyor?" değil, "Öğrenmeyi biliyor mu?" olmaktadır.
Bence kişi, öğrenmeyi bıraktığında ölür. İnsanın başına gelecek en büyük
felâket, öğrenme isteğini kaybetmesidir. , Hep öğrenmeniz ve öğrenmemiz
dileğiyle • • •